4 Eylül 2009 Cuma

Sveti Georgi Bulgar Kilisesi / Edirne







1880 yılında kurulan Sv. Georgi, Edirne’nin arka sokaklarında küçük bir Ortodoks kilisesi. Kurulduğundan bu yana aynı ailenin üyeleri papazlık yapıyor. Şu andaki Papazı Aleksandır Çıkırık. Gittiğimizde boş olan kiliseyi Bulgaristandan bir grup gelene kadar gezip, inceleme fırsatı bulduk. Kilisenin bakıcısı bize kısaca tarihini anlattı. Kilisenin üst katında ise Bulgar kültürünü tanıtan çeşitli kıyafetler ve takılar var. Bilgi veren yazıların neredeyse hepsinin Bulgarca yazılmasından dolayı bu yazıları okuyamasak da resimler ve objeler bize herşeyi anlattı. Çan kulesinden görülen Selimiye Camii manzarası ise gerçekten çok etkileyiciydi.


Kilisenin Tarihi
Edirne’de Bulgarların yaşadığı yıllarda Vali Rauf Paşa, Bulgar vatandaşların ibadet edebilmesi için bir kilise yaptırır. 1880’de açılan kilisenin papazlığını, Peterberon Erkek Sanat Lisesi’nin müdürü üstlenir. Balkan Savaşı patlar, okul kapanır. Müdür İstanbul’a göç eder, kilise papazsız kalır. Okulun son öğrencilerinden biri, Aleksandır Çıkırık’ın babası Filip’tir. Kilise cemaati yöneticiliği yapmış, papazlar yetiştirmiş bir aileden gelen Filip (Aleksandır Çıkırık'ın babası), görevi üstlenir. 1940’lı yıllarda, bakımsızlıktan harabeye dönene dek kilisede kesintisiz ibadet yapılır. Balkan Savaşı’ndan sonra Edirne’de cemaat yok denecek kadar azalmıştır. Uzun zaman kapalı kalan kilise 9 Mayıs 2004 tarihinde eski Bulgar kralı ve zamanın başbakanı Simeon Sakskoburgotski’nin de katılımıyla açılır.
Edirne’de Ortodoks cemaatin üyeleri 40 kişi civarında. Katolik ve Protestanların bir kilisesi olmadığı için onlar da ibadet için Sv. Georgi’ye geliyor. Şehirde 15 kadar Müslüman-Ortodoks evliliği var. Özel günlerdeki ayinler için Bulgaristan’dan bile gelenler oluyor. Bazılarının düğünlerini de burada yapmış. Müslümanlar, ayini merak ettikleri için kilisede mum yakıp gidiyorlarmış.

5 yorum:

Aysegul dedi ki...

Edirne'ye kaç kere gittim bu kiliseden hiç haberim olmamıştı. Hemen defterime not aldım. Biz gezginler birbirimizden ne kadar çok şey öğreniyoruz değil mi??

Boogie dedi ki...

Açıkçası bizde tesadüfen tabelasını görüp gittik :) Bir Bulgar kilisesi daha var Edirnede ama ona gitmeye vaktimiz olmadı. Bu arada bende senden Bafa gölü gibi harika bir yeri öğrendim ne güzel...

Ozlem dedi ki...

Kac zamandir Edirne'ye yolum dussun diye mazeret ariyordum. Bu Edirne yazilari iyi mazeret oldu
http://pinsinmymap.blogspot.com/

Boogie dedi ki...

@ Sevgili Özlem, Edirne o kadar inanılmaz bir yer ki bir hafta bile az gelir keşfetmeye. Senin blogunu da en kısa zamanda ziyaret edeceğim. Sevgiler...

burcu dedi ki...

Cok guzel bilgiler vermissiniz. Dunyanin heryerini gezip de Trakya'yi gezmemek olmaz. Sizi Kirklareli ve Igneada'ya da bekleriz.