13 Temmuz 2016 Çarşamba

Aydın Arkeoloji Müzesi















Müze gezmeyi çocukluğumdan beri çok severim. Yurt içi, yurt dışı neresi olursa olsun ilk gittiğim yerler hep müzeler olmuştur. Yıllarca Didim'de bulunan yazlığımızın yolu üstünde olmasına rağmen Aydın Müzesi'ni gezmek ise bir türlü kısmet olmamıştı (gerçi neredeyse üniversite yıllarımdan beri yazlığa gittiğim söylenemez). Şimdi iyiki gitmişim diyorum Türkiye'de gezdiğim Kültür Bakanlığı'na bağlı en iyi müzelerden biri çünkü. Müze modern planlaması, sergilemesi, ışıklandırması ve barındırdığı eserlerin harikalığı ile gerçekten de çok güzel. Daha önceki senelerde gitsem muhtemelen aynı keyfi almayacaktım buradan çünkü; yapımına 2000 yılında başlansa da ödeneksizlik sorunu ve başka sebeplerden dolayı 2012 yılında hizmete giren yeni bir bina bu. Eski binada muhtemelen sergileme ve diğer koşullar bu kadar iyi olmayacaktı (o da varsa tabii).

Müzenin tarihi
1950 yılına kadar halkevi bünyesinde korunan eserler, aynı yıl hazineye devredilmiştir. Aydın Müzesi 16.02.1959 yılında memurluk olarak kurulmuş, 17.02.1969 yılında Müze Müdürlüğü olarak hizmet vermeye başlamıştır. Aydın Müzesi, müze binasının tamamlanmasından sonra 23 Nisan 1973 yılında kendi binasında ziyarete açılmış ve 2012 yılına kadar bu binada hizmet vermiştir. İlk açıldığında arkeolojik ve etnografik eserler aynı binada sergilenmiştir. Aydın Müzesi, zaman içerisinde hızla gelişen bölgede devam eden bilimsel kazı ve araştırmalardan elde edilen eserler ve çeşitli yollarla Aydın'da yaşamış uygarlıklara ait eserleri bünyesinde toplayarak eşsiz koleksiyonlara sahip olmuştur. Aydın Müzesi, 40 yıllık yaşamında fiziki ömrünü büyük ölçüde tamamlamış; teşhir salonları, depolar, bürolar ve servis üniteleri, çağdaş müzecilik anlayışı normlarına cevap veremez duruma gelmiştir.(kaynak www.aktuelarkeoloji.com)

Müzede bulunan eserler
Müzede Tepecik Höyük kazısından çıkarılan Prehistorik eserlerin yanı sıra Arkaik döneme ait eserler sergileniyor. Benim en ilgimi çeken kısım "Mozaik Salonu" adı verilen kısım oldu.

Bu salonda Aydın'ın Yenipazar ilçesinde, Orthosia antik kentinden sökülerek müzeye getirilen mozaik sergilenmektedir. Mozaik MÖ 2. yüzyıla tarihlenen bir Roma villasına ait taban mozaiğidir. Mozaik dört ana pano ve etrafındaki bordürlerden oluşmaktadır.

Bordürlerde çeşitli hayvan figürleri ve geometrik motifler bulunur. Ayrıca Orthosia mozaiği üzerindeki gladyatör figürleri esas alınarak interaktif “Gladyatör Dövüşleri Sahnesi uygulaması yapılmıştır. Ayrıca çobanların ve sürülerin koruyucu tanrısı Pan, şeytani gülüşüyle müzenin öne çıkan eserlerindendir (kaynak www.aktuelarkeoloji.com).

Bu interaktif Gladyatör dövüşleri uygulamasının bir benzerini de Çorum müzesinde görmüştüm. Hititler döneminde kullanılan bir araba benzeri ili "Hattuşa sokakları"nda dolaşıyordunuz. Bu tip uygulamalar özellikle çocukların ilgisini çekecek, müze gezmeye ve tarihi sevdirmeye dair iyi şeyler katacak uygulamalar bence.



Arkaik Panionion Bölümü
Aydın'ın Kuşadası ilçesi Davutlar beldesi, Samson Dağı zirvesinde yer alan Melia antik kenti içerisinde bulunan Arkaik Panionion Tapınağında yapılan kazı çalışmalarında elde edilen buluntuların sergilendiği bu bölümde, Arkaik Döneme ait pişmiş toprak antefiksler, asker heykelcikleri, bronz ok uçları önemli eserlerdendir. Ayrıca bu bölümde Arkaik Panionion Tapınağı ve İon Birliği'nin toplantı salonundan oluşan yapının üçte bir oranında küçültülerek yapılan bir örneği yer almaktadır.

Müzede bu bölümler dışında Kuşadası Kadıkalesi (Anai) kazılarından elde edilen Prehistorik döneme ve Bizans dönemine ait eserler, Alabanda, Tralleis, Magnesia, Nysa antik kenti kazılarından çıkarılan eserler de sergilenmektedir.

Sonuç olarak Aydın Arkeoloji Müzesi gezip görmeye değecek güzellikte bir müze. Hatta sergilenen eserlerden bazılarını (fotoğraflarda da görebileceğiniz kanatlı Nike ve Eros heykelcikleri) -ya da bu formda olanları- ilk defa burada gördüğümü düşünüyorum. Aklıma takılan en önemli konu ise bu güzellikte eserlerin neden çok az kişinin (muhtemelen) gittiği bir müzede sergileniyor olması. Her ilde bir müze olması gerekli mi yada gerekliyse önemli eserlerin orada mı sergilenmesi gerekli bilmiyorum. Dünyada örneklerini gördüğümüz gibi Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlere gerçekten çok donanımlı, bir çok eseri bünyesinde sergileyebilecek "Ulusal Müzeler" yapılamaz mı? Siz ne dersiniz?

Bu arada müzenin girişinde Müze Kart geçerli. Müze Kartınız yok, İş Bankası Maximum kartınız varsa onu da müze kart yerine 1 ay boyunca kullanabiliyorsunuz.

Ayrıntılı gezi fotoğraflarıma ana sayfada bulunan instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz.

Bu yazıyı daha çok fotoğrafla yeni sitemde okumak isterseniz tıklayın

2 yorum:

Syzab dedi ki...

Benim de gidip görmek istediğim destinasyonlardan birisi. Şimdiden bir takım bilgiler elde ettim. Teşekkür ediyorum. Ben de kendimce bir blog yazarıyım. Beklerim > https://azoradalariblog.wordpress.com/

Zeynep Büge Koç dedi ki...

Merhaba Syzab, ben teşekkür ederim ilginiz ve yorumunuz için. Bu arada blogunuza biraz bakabildim (daha geniş bir zamanda detaylı okumak niyetindeyim) Sade,sayfalara kolay erişilebilir, keyifli bir blog olmuş. Sanırım üstünde çalışıyorsunuz daha. Kullandığınız fotoğraflara da bayıldım. Özellikle Pico adası muhteşemdi.Size naçizane tavsiyem biraz daha detaylı yazabilir ve daha çok görsel kullanırsanız eminim daha da güzel olacaktır blogunuz. Portekizle ilgili gelecek yazılarınızı merakla bekliyor olacağım....

Sevgiler...