15 Ekim 2008 Çarşamba

Trabzon



Trabzona'a geç bir saatte ulaştık. Yola beraber çıktığımız arkadaşlarımızdan Koral'ın çocukluğu bu kentte geçtiği için önceliğimiz onun görmek istediği yerlerdi. Bunun için ilk durağımız KTÜ tesisleri oldu. Koral'ın babası zamanında burada öğretim görevlisi olduğu için 11-12 yaşına kadar burada büyümüştü. Her ne kadar o zamandan bu zamana değişen çok şey olsa da bazı tanıdık mekanlar görmek hem onu hem de onun adına bizi mutlu etti. Geçmişe kısa bir yolculuktan sonra yöresel yemekler yemek için yer aramaya başladık. Sorduğumuzda önerdikleri yerlerden biri Park Süleyman adındaki bir restoranttı. Ama yemek konusundaki talihsizliğimiz burada da yanımızda olduğu için bu son derece lüks ama yöresel yemek yapmayan yerden ayrıldık. Tam ümitsizliğe kapılmak üzereyken Koral'ın eşi Gamze yolda bu tip bir yer gördüğünü söyledi. Bizde bu yeri aramak için düştük yola. Birkaç kişiye sorduktan sonra yemek yiyeceğimiz yer olan "Yörük Çadırı Zigana"yı bulduk. Ve en sonunda karadeniz'in yöresel lezzetlerini tatma imkanı yakaladık. 
(Fotoğraflar www.trabzon.gov.tr ve www.kenthaber.com siteslerinden alınmıştır)

Nerede yenir: Süleyman Park Restorant, Yörük Çadırı: 0.462.273 26 46, meydan çevresindeki esnaf lokantaları

Gezilecek yerler: Trabzon müzesi, Atatürk Köşkü, Ayasofya müzesi

Ne alınır: Trabzon dokumaları, hasır işi bilezikler, el işi ürünler

3 yorum:

Tijen dedi ki...

Ah ne zamandır bir Karadeniz gezisi yapasım var. Zamanı gelmiş gibi ya...

Boogie dedi ki...

Ben şimdiden tekrar gitmenin planlarını yapmaya başladım bile :)

simulator61 dedi ki...

ben ankaralı olmama rağmen beğendim doğu karadenizi çünkü yaylaları yetiyo insanlarına alışmak zor ama alışınca sıkı dostluklar kuruluyooo yanlışı affetmiyorlar doğrusuda bu zatennn