18 Ağustos 2016 Perşembe

Cumalıkızık Köyü / Bursa



Tarihçe:
Köyün kuruluşu 1300'lü yıllara kadar uzanıyor. Tarihi doku çok iyi korunduğundan dolayı Osmanlı döneminden kırsal sivil mimari örnekleri günümüze kadar gelmiştir.
Uludağ etekleri ile vadiler arasında sıkışıp kalan köylere kızık adı verilmiştir. Diğer kızık köylerindeki köylülerin eskiden Cuma namazı için toplandığı yer olduğundan bu köyün Cumalıkızık adıyla anıldığı söylenir. Bir başka söylence de, Osman Bey'in köyün kurulduğu günün cuma günü olması sebebiyle bu köye "Cumalıkızık" adını vermiş olduğudur.
Köyün camisi, caminin yanındaki Zekiye Hatun Çeşmesi ve tek kubbeli hamamı Osmanlı devrinden kalmadır. Köyde, Bizans devrinden kalma bir kilise kalıntısı da bulunur. 




Amatör Gezgin'in Notları
Cumalıkızık özellikle son yıllarda adı sıkça duyulan bir yer oldu gezmeyi sevenler ve fotoğrafçılar için. Bu kadar popüler olmadan önceki halini bilemem ama şu andaki halinin pek de cazip geldiğini söyleyemeyeceğim bana. Cumalıkızık da aynen Şirince gibi fazla "turistik" olmuş maalesef.

270 haneli köyün şu anda 180 hanesi oturulabilir durumda. Biz gittiğimizde bir çok evde restorasyon çalışması vardı. Bu yüzden de zaten dar olan ara sokaklar daha da daralarak bir şantiye görünümüne girmişti. Sokakların neredeyse tamamı taş döşeli, evler ise genellikle 2-3 katlı ve avlulu. Evlerin birçoğu da cafe haline dönüştürülmüş. Köy ise belirli bir plan dahilinde yapılmamış. Bir ana caddesi yok, sokaklarda plansız bir düzende. Bunun sebebide dağın yamacına kurulan köyün eğime göre yapılması. Evlerin en önemli özelliği ise çeşitli renklerle rengarenk boyanması. Cumalıkızık 2014 yılında UNESCO Dünya mirasları listesine de dahil edilmiş.



Köyden alışveriş yapmak isteyenler tarhana, erişte, mevsimine göre ahududu ve böğürtlen, değişik reçeller alabilirler. Bu ürünlerin dışında çoğu fabrikasyon ürünler var tezgahlarda...

2 yorum:

Manolya Özkan dedi ki...

Adını çok duyduğum gidip görmek istediğim bir yerdi ama yazınızı okuyunca hevesim kaçtı çok yazık orijinalini koruyamayıp dönüşmeleri aslında bilmiyorlar ki insanlar cafelerde oturmak isteseler oralara gelmezler =(

Zeynep Büge Koç dedi ki...

Merhaba Manolya Hanım,
Bende pek böyle ummuyordum ama açıkcası ne görmeyi beklediğinizle ilgili sanırım. Yine de hevesiniz kaçmasın :) Sizin görebileceğiniz ve hoşlanacağınız şeyleri ben görememiş olabilirim belki. Cafeler konusunda da kesinlikle haklısınız. Köyleri bu kadar popülerken bundan geçim sağlama arzularınıda anlıyorum ama herşey tadında olmalı...