29 Aralık 2016 Perşembe

Yılbaşı'nda Roma ve Gezilecek yerler

Evimiz :)

Uzun zamandan beri yeni yıla yurt dışında girme hayalim vardı. Geçen sene arkadaşlarım hadi yılbaşında hep beraber Roma’ya gidelim deyince direkt atladım tabi bu teklife. Aylar öncesinden yapılan bir plan olmadığı için biletlerimizi Alitalia’dan aldık. Her hangi bir zamanda İtalya’ya gitmek isterseniz Alitalia oldukça uygun fiyatlara sahip aklınızda olsun. Bir gece önce İstanbul’da bastıran kar gözümüzü korkutsa da ertesi sabah kazasız belasız, rötarsız bindik uçağımıza.

Daha önceki Roma seyahatimde otelde kalmıştık ama bu sefer değişiklik olsun dedik ve AirBnb sitesinden Campo de Fiori meydanında iki odalı bir ev kiraladık. (Yüksek tavanlı, eski İtalyan tarzında bu evden ve sahiplerinden o kadar memnun kaldık ki hala evimiz diye bahsediyoruz ).

Yılbaşına iki üç gün kala gittiğimiz için öncesinde tekrar bir şehir turu atalım dedik.
Bu yazı vesilesi ile de tekrar Roma’yı tanıtayım sizlere.

Roma Gezilecek yerler:




Kolezyum
Roma’nın sembollerinden biri olan Kolezyum bir arenadır. Vespasianus tarafından MS 72 yılında yapımına başlandı ve MS 80 yılında Titus döneminde tamamlandı. Daha sonraki değişiklikler Domitian hükümdarlığı zamanında yapılmıştır.
İmparatorlar burada Roma halkını eğlendirmek için ve biraz da kendi eğlenceleri için gladyatör dövüşleri düzenlerdi. Bunlardan başka pek çok halk gösterileri, taklit deniz savaşları, hayvan avcılığı, infazlar, meşhur savaşların yeniden canlandırılması, klasik mitolojiye dayanan dramalar olurdu. Kolezyum daha sonra barınma yeri, iş dükkânları, dini kışlalar, istiham, taş ocağı, Hıristiyan türbesi olarak çeşitli amaçlarla kullanıldı. 7 Temmuz 2007 tarihinde, Dünyanın Yeni Yedi Harikası'ndan biri seçildi.

Kolezyum’a sıra beklemeden öncelikli girmek isterseniz Roma Pass almanızı öneririm. Roma Pass çoğu yerde öncelikli giriş hakkının yanı sıra, ulaşım hizmetlerinde de kullanılıyor. Bir çok mağaza ve restoranda da indirim sağlıyor. Roma Pass’ı Kolezyum’un karşısında bulunan büfeden, havaalanından yada turist bürolarından alabilirsiniz.

İspanyol Merdivenleri
Roma’nın en çok turist çeken yerlerinden biri de burası. Şu anda restorasyon altında olduğu için etrafı kapalı. Geçen gidişimde gördüğüm için benim için pek de fark etmedi ama abartıldığı gibi bir yer de değil. Açık olduğu zamanlar o kadar kalabalık ki göremiyorsunuz zaten mimarisini. Merdivenler 1725 yılında açılmış. En önemli özelliği kelebek biçimli tasarlanması. o dönemde İspanya büyükelçisi bu meydanda yaşadığı için meydan ve merdivenler bu ismi almış.
Merdivenlerin hemen karşısında bulunan Fontana della Barcaccia (Yani Gemi çeşmesi) çok daha ilgi çekici benim için. Gemi çeşmesi Barok tarzında yapılmış bir tatlı su çeşmesidir. Çeşmenin ismi yarı batmış gemi şeklinden ve bazı kısımlarından su fışkırtmasından almaktadır. Çeşme 1627 yılında Pietro Bernini ve oğlu Gian Lorenzo Bernini tarafından yapılmıştır.

Ünlü markaların mağazaları da ispanyol merdivenlerinin karşısında bulunan Via Condotti caddesindedir.
Giderseniz dikkatli olun Trevi çeşmesi ve merdivenler en çok yankesicilik olaylarının yaşandığı yerlerden.


Fontana di Trevi
Yada bizde bilinen adıyla “Aşk Çeşmesi”. Bir önceki gidişimde para atmıştım buraya dileklerim olmadı ama tekrar Roma’ya gitme fırsatım oldu. İkinci gidişimde tekrar attım (hatta blogda çekiliş yapıp 3 kişi için daha attım). Bir daha Roma’ya gitmem derken hiç ummadığım bir sebeple bu bahar tekrar Roma yolları gözüktü bana. Anladım ki para atmak sadece gidiş-gelişe yarıyor. Dilekler tutmadığına gore.

Roma'da Poli Sarayı'nın bir kenarına Nicolò Salvi tarafından Klasik ve Barok karışımı olarak yapılmış, dünyadaki en ünlü çeşmelerden birisidir. Üç yolun kavşağında bulunduğu için Trevi adı konulduğu varsayıldığı gibi, üç yeraltı su yolunun bu noktada toplanmasının isminin nedeni olduğu iddiası da vardır.

Trevi Çeşmesi'nın tarihi, İmparator Augustus döneminde başlar. Tarih, su arayan askerlere su kaynağının yerini gösteren bir kızın efsanesine dayanmaktadır. İmparator Augustus'nun damadı Agrippa, akan suyu Vergine su kemeri ile Pantheon'a kadar ulaştırmıştır. 8. yüzyılda, 12. yüzyılda V. Niccolo tarafından ve 15. yüzyılın ortasında 4. Paolo tarafından restore edilmiştir.

Ben 2015 yılında gittiğimde büyük bir restorasyon geçiriyordu çeşme. İkinci gidişimde ise restorasyon bitmişti ve gerçekten muhteşem görünüyordu.

Roma Forumu ve Palatine Tepesi
Roma Forumu hemen Kolezyum'un yanında yer alıyor. En önemli antik yapılar bu bölgede yapılmış. Binaların bir kısmı idare binası, hapishane vs. olarak kullanılsa da birçok mabet de bu bölgede yer alıyor. Antik romalılar tarafından "Forum Magnum" yada sadece "Forum" olarak adlandırılan bölge döneminde toplumsal olayların tartışıldığı, konuşulduğu önemli bir yapıymış.


Campo de Fiori
Bu meydan gece gündüz demeden en kalabalık ve hareketli meydanlardan biri. Gündüzleri kurulan pazarda yiyecek maddelerinden, giyim eşyasına kadar bir çok şey satılıyor. Geceleri ise meydanda bulunan kafe ve barların etkisiyle cıvıl cıvıl oluyor.
Eskiden halka açık idamların yapıldığı günümüzde ise Roma'nın en ünlü ve hareketli meydanlarından biri olan Campo de Fiori'nin adı "çiçek tarlası" anlamına gelir.
Meydanın ortasında heykeli bulunan astronom ve filozof Giordano Bruno bu meydanda düşünceleri sebebiyle engizisyon kararı ile yakılmıştır. Yakılmadan önce "Tanrı, iradesini hakim kılmak için Yeryüzündeki iyi insanları kullanır. Yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Tanrı'yı kullanırlar" demiştir.
Sokaktaki günlük yaşamı görmek isteyenler için pazar günü hariç her gün kurulan pazar iyi bir seçenektir. Ayrıca birçok sokak sanatçısı da bu meydanda gösteri yapar.


Navona Meydanı
Navona Meydanı (Piazza Navona) Roma'nın en hareketli, en güzel meydanlarından biridir. İmparator Domitian zamanında stadyum olarak kullanılan elips şekilli meydan 30.000 seyirci kapasiteliymiş. Papa X. İnnocent (1644 - 1655) döneminde Papa'nın emriyle yeniden yapılandırılarak meydan haline getirilmiş. Barok tarzında yapılan meydanda bulunan çeşmeler arasında en ünlüsü Bernini tarafından yapılan "4 Nehir Çeşmesi"dir (Fontana dei Quattro Fuimi). Bu çeşmenin adı 4 kıtada bulunan 4 ana nehrin adından gelir. Bunlar; Nil, Ganj, Tuna ve Plata'dır. Çeşmenin ortasında bulunan sütun ise Roma döneminden kalmadır. Üstünde ise İmparator Vespasianu, Titus ve Domitian'ın isimleri yazar. Çeşme Papa için yapılmıştır. Diğer iki çeşme ise Giacomo della Porta tarafından yapılan "Fontana del Moro" ve yine aynı sanatçı tarafından yapılan "Neptün Çeşmesi"dir. Meydanda bulunan çoğu bina 16. ve 17. yüzyıldan kalmadır. 
Günümüzde Roma'nın en hareketli meydanlarından biri olan Navona hem gece hem de gündüz çok kalabalık ve eğlencelidir. Sokak sanatçılarının gösteri yaptığı meydanda özel günlerde de panayırlar kurulur...



Castel San’Angelo
Burası Roma'nın en eski ve tarihi yapılarından biridir. İkinci Yüzyılda imparator Hadrian ve ailesi için mozole olarak yapılmıştır. Sonraki yıllarda ise Papa'nın konutu ve hapishane olarak kullanılmıştır. Fatih Sultan Mehmet'in oğlu Cem Sultan burada hapis yatan mahkumlar arasındadır. Kalenin içinde Vatikan'a giden gizli bir yol bulunmAktadır. Kalenin en üst katı en iyi Roma manzarasına sahip mekanlardan biridir. Günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.


Altare Della Patria / Vittorio Emanuele II Abidesi
İtalyanların beyaz pasta diye dalga geçtikleri bu abide 1911 - 1925 yılları arasında inşa edilerek Birleşik İtalya Krallığının ilk kralı Victor Emanuel adına yapılmış. Beyaz mermerden yapılan abide 135 metre eninde ve 70 metre yüksekliğinde. Yapının alt kısmında da İtalya Birleşme müzesi bulunuyor. Anıtın üst tarafında da girişi paralı olan bir seyir terası var. 




Vatikan
Vatikan’a gidecekler için bir bilgi vermek isterim. O kadar uzun kuyruklar oluyor ki (birde aralara kaynamaya çalışanlar) bu yüzden sabah erken saatlerde orada olmanızı öneririm. Son yıllarda yaşanan terror olaylarından dolayı da güvenlik had safhada. Ayakkabılarınızı bile çıkartmak zorunda kalabilirsiniz kontrolde bu yüzden kolay giyip çıkarılabilen şeyler giymenizi tavsiye ederim. Kış aylarında giyim yönünden bir sorun yaşamasanız da yaz aylarında gittiğinizde kollarınız yada bacaklarınız çok açıksa sorun yaşayabilirsiniz.

Aziz Petrus Meydanı
Vatikan devleti ve şehrinde yer alan, aynı zamanda devletin en ünlü meydanıdır. Aziz Petrus Meydanı her yıl binlerce Katolik'in ibadet için geldikleri Aziz Petrus Bazilikası'nın önünde geniş bir alan üzerinde yer alır. Alan dünyanın en büyük meydanlarından biridir. Napolili sanatçı, heykeltıraş ve mimar Gian Lorenzo Bernini tarafından Papa VIII. Alexander için 1656-1667 yılları arasında yaptırılmıştır. Meydanda iki adet  çeşme yer alır. Sol bölümde yer alan çeşme Bernini’nin, sağ tarafta yer çeşme ise Domenico Fontana’nın eseridir.
Orta kısımda ise Papa V. Sixtus tarafından diktirilen 25,5 metre yüksekliğinde bir Mısır dikili taşı bulunmaktadır. Bu dikili taş Mısır dönemi içerisinde bilinmeyen bir firavun tarafından yaptırılmış ve Roma'ya Mısır'dan getirilerek diktirilmiştir. Dikili taşın üzerinde bir Çapraz Hac yer almaktadır.
Papa her noelde meydanda toplanan Katolik ve diğer mezhepten dinleyicilerine seslenerek mesajlarını okumaktadır.






Aziz Petrus Bazilikası
Aziz Petrus Bazilikası veya San Pietro Bazilikası Roma'daki en büyük 4 bazilikadan  ikincisidir. Vatikan'daki en göze çarpan binadır. Kubbesi ile Roma'nın siluetindeki en önemli parçalardan biridir. Hıristiyanlığın en büyük kilisesidir. 23.000 arazi üzerine kuruludur. 60.000 kişilik kapasitesi vardır.

Sistina Şapeli
Buraya girmeden once ise en büyük tavsiyem giriş biletlerinizi önceden internetten alın. Yoksa kuyruk beklenecek bir uzunlukta değil. Kuyrukta karaborsa bilet satanlardan da 5-6 euro fazla verip alabilirsiniz isterseniz tabi.

Vatikan'da, Papa'nın resmi ikametgâhı Apostol Sarayı'nda bulunan bir şapeldir. Esasen Cappella Magna olarak bilinen şapel, adını onu 1477 – 1480 yılları arasında restore eden Papa IV. Sixtus'tan aldı. O zamandan bu yana şapel hem dini hem sivil papalık etkinliklerine ev sahipliği yapan bir yer oldu. Günümüzde papalık seçimlerine de ev sahipliği yapmaktadır. Sistina Şapeli'nin şöhreti büyük oranda iç mekânını süsleyen fresklerden gelmektedir. Bunlar arasında en önemlileri Michelangelo tarafından yapılan Sistina Şapeli tavanı ve Son Hüküm'dür.


Pantheon
Pantheon yunanca tüm tanrıların tapınağı demekmiş. İmparator Hadrianus tarafından 118 - 125 tarihleri arasında inşa ettirilmiş. Pantheon Romada bulunan en eski beton kubbeli ve sağlam kalan binaymış. 43 metrelik çapı bulunan kubbenin o zamanın teknolojisi ile betondan yapılması hala araştırılıyormuş. Söylenenlere göre Pantheon'un o meşhur kubbesinde bulunan delikten sadece ışık giriyormuş ve nasıl bir hesaplama yapılmışsa yağmur, kar vs. girmiyormuş...
Açıkçası Pantheon'un hem ürkütücü hem de büyüleyici bir havası var. Bu kadar iyi korunmuş olması da bu etkileri arttırıyor...


Roma’da yılbaşı
Her yer ışıl ışıl, dev çam ağaçlarıyla süslü (özellikle kolezyum, vatikan ve Emanuel anıtının önündekiler harikaydı) ama yılbaşı gecesi bir aksiyon yok açıkçası. Ağırlıklı olarak katolik olan İtalyanlar sanırım Noel’e daha çok önem veriyor. Vatikan çevresi Hz.İsa’nın doğumunu anlatan çok güzel süslemelerle çevriliydi ama başka bir hareket yoktu. Bu arada özellikle vatikan çevresinde sokakta yatan o kadar çok insan var ki inanamadım. Sanırım çoğunluğu Suriyeli mültecilerdi. Daha Önceki gidişimde hiç böyle bir şey görmemiştim.Kolezyum yakınında onların ünlü pop şarkıcılarından birinin konseri vardı ama bir şey olur, bomba vs. patlar korkusundan o kalabalığa girmeye cesaret edemedik.
Kolezyum çevresi çok kalabıktı. Bizde yeni yıla orada girdik ama hem aşırı kalabalık hem de insanların attıkları maytap ve torpiller ister istemez huzursuz etti bizi. Yılbaşı gecesi özellikle 12’den sonar sokaklar daha canlandı. Campo de Fiori, Navona gibi meydanlarda bulunan kafe ve restoranlar keyifli hale geldi. Yine de başka bir ülkede yılbaşı deneyimi yaşamak kesinlikle keyifli oldu bizim için. Belki başka ülke yada şehirler daha hareketlidir denemek lazım :)





Roma’da yemek önerileri
Trastevere tarafında Fish Market güzel bir balık restoranıdır.
Navona meydanı tarafında L'Arcano restoran ve Fatto in Casa (yılbaşı yemeğimizi burada yedik) da da italyan mutfağının güzel örneklerini tadabilirsiniz. Campo de Fiori’de bulunan bütün cafelerde benim hoşuma gitti açıkçası
Da Bafetto süper bir pizacıdır.
İspanyol merdivenlerine giderseniz yanında bulunan 1893 yılında açılan Babington Tea House’da yada Via Condotti de bulunan 1760 yılında açılan Roma’nın en eski kafesi olan Caffe Greco’da bir şeyler içip, yemeniz. Açıkçası Greco’nun daha güzel bir havası var. Ama yer için uzun sure bekliyorsunuz. Biraz (!) da pahalı doğruyu söylemek gerekirse.
İspanyol merdivenlerinin orada Pompi de harika tiramisular yiyebilirsiniz.
Yine İspanyol Merdivenlerinin orada bulunan Ditta Guerra makarnacısı çok turistik ve kalabalık olmasına rağmen bence her hangi bir yerde yiyeceğiniz bir makarnadan farklı değil.

 Yılbaşı gecesi Roma ve diğer videolarımı izlemek isterseniz tıklayın




Hiç yorum yok: